şişman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şişman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2017 Perşembe

84 kilo verdi!

84 kilo verdikten sonra cildinde çok ciddi sarkma meydana gelen genç kız, moralini bozmadı.


Jessica Weber, aksine kendisi gibi fazla kilo verenlere ilham olmak için Instagram sayfası açtı.

Kilo verdikçe fotoğraflarını paylaşan 23 yaşındaki Weber, kilo verme kararını 173 kiloya ulaştığında vermiş.

Anne-kız duygusal bir konuşma yapmış ve Jessica'nın annesi, kızının ondan önce öleceğini düşündüğünü söyleyerek ağlamaya başlamış.

Bu acı gerçeğin yüzüne sert bir şekilde çarptığını kaydeden Jessica Weber, "Bu durum benim için çok güçlü bir motivasyon oldu" dedi.

15 ayda 173 kilodan 89 kiloya düşen genç kız, "Kolay olmadı" diyor.

Kilo verdikten sonra cildinde sarkma başlayan Weber, "Kilo veren bazı insanlarda bu problem olmuyor ama ben o kadar şanslı değildim" diyerek, görüntüsünden utanmadığını göstermek için fotoğraflarını paylaşmaya başladı.

"Açık olmak istedim çünkü insanlara obezitenin neler yaptığını göstermek istedim. Değişiklik yapabilirler, ancak deri sarkması gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilirler. İnsanlar korkmasınlar, kilo kaybından sonra meydana gelenleri gizlemeye çalışmasınlar" dedi.

Şimdilerde düşük karbonhidrat, yüksek yağlı diyetle beslenen Weber, başarısını fotoğrafladıkça, takipçileriyle paylaşıyor. (Habertürk)

9 Mart 2017 Perşembe

Dünyanın en şişman kadını 100 kilo verdi

Dünyanın en şişman kadını olarak bilinen Mısırlı İmen Ahmed Abdulati, mide küçültme ameliyatı oldu. Abdulati'nin geçirdiği operasyonun ardından 100 kilo zayıfladığı öğrenildi.
BBC'de yer alan habere göre, Mumbai'deki Saifee Hastanesi'nden yapılan açıklamada 36 yaşındaki Abdulati'nin geçirdiği operasyonun ardından 100 kilo verdiği belirtildi.

Sonraki aylarda Abdulati'nin daha fazla kilo vermesini beklediklerini kaydeden hastane yetkilileri, "Mümkün olduğu kadar kısa süre içerisinde Abdulati'nin Mısır'a dönebilecek kadar zayıflaması için çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Abdulati'nin ailesi 5 kilo doğan kadına parazit enfeksiyonu nedeniyle vücuttaki bazı bölgelerin şişmesi olarak nitelendirilen fil hastalığı teşhisi konulduğunu belirtmişti.
Aile, Abdulati'nin 11 yaşına geldiğinde ayağa kalkamadığı için kilo aldığını, daha sonra felç geçirerek yatağa mahkum olduğunu ve o zamandan beri evden çıkamadığını anlatmıştı.

Abdulati'ni ameliyatı, daha önce Hint bakanlar Nitin Gadraki ve Venkaiah Naidu'yu da operasyona alan Dr. Lakdawala tarafından geçen ay gerçekleştirilmişti. Ameliyat ve tedavi süreci için Abdulati'nin 2-3 üç ay Mumbai'de kalması gerektiğine değinen Dr. Muffazal Lakdawala, genç kadının 100 kilogramın altına düşmesinin 2-3 yıl sürebileceğini ifade etmişti. (cnntürk)

27 Mayıs 2016 Cuma

Dünyanın en ağır kız bebeği

Hindistan'da bir anne 6.8 kilo ağırlığında bir kız bebek dünyaya getirdi. Doktorlar bebeğin, şu ana kadar doğan "en ağır kız bebek" olduğunu belirtiyor.


Henüz ismi konulmayan bebeğin ağırlığı neredeyse 6 aylık bir bebeğinkine eşit. Doktorlara göre bebek, 2014’te ABD’nin Massachusetts’te 6.5 kilo doğan Carisa Rusack’in rekorunu egale etmiş oldu.

İngiliz Telegraph gazetesinin aktardığı habere göre, bebeğini sezaryenle doğuran 19 yaşındaki anne Nandini’nin sağlığı yerinde. Doğumu gerçekleştiren doktor Venkatesh Raju ise 25 yıllık doktorluk kariyerinde bu kadar büyük bir bebek görmediğini söylüyor.

Hindistan’da yeni doğan bebekler ortalama 2.5 ila 3.5 kilogram arasında dünyaya geliyor.


BOYU 62 SANTİM

Bebeğin boyu da 62 santimetreyle yeni doğanlarda boyun ortalama 50 santimetre olduğu Hindistan’da ortalamanın çok üzerinde.

1.75 metre boyunda ve 92 kilo olan anne Nandini de bu kadar büyük bir bebek doğuracağını tahmin etmediğini söylüyor.

Doktorlar bebeğin neden bu kadar kilolu doğduğunu anlamak için testler yaptıklarını söyledi.
Anne ve bebeğin bakımını üstlenen Doktor SR Kumar, “Anneye ultrason ve kan testleri yaptık ama anormal bir durum yoktu. Örnekleri anne karnında metabolizma bozukluğu testine de yolladık. Sonuçları 48 saat içinde alacağız” dedi. Şeker hastası annelerin normalden ağır bebekler doğurması sık görülen bir durum. Ancak doktorlar annenin şeker hastası olmadığını söyledi.

Şu ana dek Hindistan’da doğan en ağır bebek geçen yıl dünyaya gelen 6,7 ağırlığındaki erkek bebekti.

Dünyanın en ağır doğan bebeği unvanı ise İtalya’da 1955 yılında 10.8 kilo doğan bir erkek bebeğe ait.

19 Mayıs 2016 Perşembe

Çocuğum obez olabilir mi?

Çocukların obezite olup olmadığı sadece kilosuna ve boyuna bakarak kabul anlaşılmaz. Buna karar vermek için 3 ayrı bakış açısı ile değerlendirmek gerekir.



Görüntü, davranış ve beslenme alışkanlığına dikkat çeken Dr. Fevzi Özgönül, şu bilgileri verdi; Şimdi bu 3 bölümün her birinde 10 ar soru soracağız. Her bir bölümde en az 5 evet cevabınız varsa, dikkat çocuğunuzda obezite problemi başlamış olabilir.

1) GÖRÜNTÜ

1- Erkek çocuklarda göğüs bölgesinde belirgin bir şişlik var mı?

2- Her iki cins göbek bölgesinde halka şeklinde bir şişlik ( yağlanma )var mı?

3- Ayak bileklerine bakın, dış kısmındaki çıkıntı var mı yoksa şişlikten bu çıkıntı kaybolmuş mu?

4- Bacaklarını bitiştirdiğinde apış arasından dizlere kadar olan bölüm tamamen bitişik mi?

5- Yürüme veya koşma esnasında bacaklar birbirine sürtüyor mu? Veya bacaklarını dışa doğru açarak mı hareket ediyor?

6- Hazır ol vaziyetinde dururken kollar yere dik değil de hafif yanlara doğru açık mı duruyor?

7- Ayakkabısını veya çorabını giyerken kolları yetişebiliyor mu, yoksa çok mu zorlanıyor?

8- Havaya sıçradığında bedeninde çok aşırı sallanma oluyor mu? Bunu mayo giydiğinde gözlemenizi tavsiye ederiz.

9- Yüz ovali bozulmuş ve yuvarlak bir görünüm almış mı? Çene çizgisinde kaybolma var mı?

10- El bileklerinde şişlik gözlemliyor musunuz?

2) DAVRANIŞ

1- Tatil günlerinde zamanını daha çok evde mi geçirmek istiyor?

2- Çarşıda dolaşırken veya açık alanda birlikte yürürken sizden önce yorulduğu oluyor mu?

3- Arkadaşları ile birlikte olduğunda onlarla birlikte bedensel hareketi gerektiren oyunlara katılmıyor mu?

4- Yaşıtları ile oyun oynarken özellikle yakalama veya yarış türü oyunlarda hep geride mi kalıyor?

5- Okulda spor derslerinde bedensel hareketlerde arkadaşları arasında başarısı düşük mü?

6- Parkta oynarken boyundan yüksek bir yere tutunduğunda 30 saniyeden fazla tutunamıyor mu?

7- Evde ders çalışırken veya dinlenirken suyunu veya istediği bir yiyeceği mutfaktan kendisi almayıp sizden veya bir başkasından istiyor mu?

8- Uyurken horlaması var mı?

9- Günde 8 saatten fazla mı uyumak istiyor?Sabah yataktan sizin zorunuzla mı kalkıyor?

10- Günde 2 den çok tuvalete çıkıyor mu veya gün aşırıdan daha az mı tuvalete çıkıyor?

3) BESLENME ALIŞKANLIĞI

1- Sabah kahvaltı etmek istemiyor mu?

2- Kahvaltı yaptığında reçel gibi tatlılara düşkün mü? Veya mısır gevreği,süt , poğaça gibi pratik kahvaltıları mı seviyor?

3- Kahvaltı ile öğlen yemeği arasında sık sık acıkıyor mu, aralarda çok abur cubur tabir ettiğimiz yiyecekleri yiyor mu?

4- Öğlen yemeğinde daha çok tost, hamburger veya fastfood yiyecekleri mi tercih ediyor?

5- Yemeklerde makarna ve pilav vazgeçilmezi mi?

6- Sebze emekleri veya zeytinyağlı yemeklerden yemek istemiyor mu?

7- Okuldan eve çok aç geldiğinde hemen abur cubur türü yiyeceklere mi yönleniyor?

8- Her akşam tatlı isteği duyuyor mu?

9- Gece yatmadan önce mutlaka buz dolabını açıp bir şeyler yiyor mu?

10- Birlikte markete gittiğinizde mutlaka bisküvi, çikolata veya cips gibi bir atıştırmalık almak istiyor mu?

22 Mart 2016 Salı

Aç karnına alışveriş yapmayın

Obezite artık dünyanın en önemli sorunlarından biri haline geldi. Fazla kiloların neden olduğu bu hastalık yüzünden her yıl 1 milyondan fazla kişinin ölüyor. Dünya üzerinde ise 700 milyon obez ve 2.3 milyar kadar da fazla kilolu kişi bulunuyor. Ülkemizdeki kadınların yüzde 41.5’i, erkeklerin de yüzde 21 obez.
Yrd.Doç.Dr. Gülseren Pamuk ile Yrd.Doç.Dr. Dilek Ongan gençlere sağlıklı beslenme ve obezite ile ilgili bilgiler verdi.
 BEDEN KİTLE İNDEKSİYLE OBEZLİK ANLAŞILABİLİR
Kişinin beden kitle indeksini (BKİ) hesaplanarak obez olup olmadığının belirlenebilir. BU vücut ağırlığının boy uzunluğuna bölünmesi ile bulunuyor ve bu hesaplamayı herkesin yapması gerekiyor. BKİ 18.5-24.9 kg/m2 arasında olanlar normal kiloya sahip kişiler. 25-29.9 kg/m2 arasında ise fazla kilolu, 30-34.9 kg/m2 arasında ise birinci derece obez, 35-39.9 kg/m2 arasında ise ikinci derecede obez, 40 kg/m2 üzerinde ise üçüncü derece yani morbid obez demek oluyor.
 UYKU APNESİ EN ÇOK OBEZLERDE GÖRÜLÜYOR
 Obezitenin nedenleri yanlış beslenme alışkanlıkları, yetersiz fiziksel aktivite, hormonal etkenlerin yanında; yanlış diyetler yapmanın, psikolojik etkenlerin, sigara ve alkolkullanımının, guatr hastalığı ve kullanılan bazı ilaçlar. Uyku apnesinin obez bireylerde çok sık görülüyor. Uykudayken kişinin nefesinin aniden durması ise çok ciddi bir rahatsızlık. Çünkü beraberinde akciğer ve kalp rahatsızlıklarını da getiriyor.
REKLAMLAR BESLENMEYİ OLUMSUZ ETKİLİYOR
Son yıllarda özellikle reklamların beslenme hayatımızı yönlendiriyor. Modern çağ oturarak zaman geçirmeye, çalışmaya sebep oluyor. Besin endüstrisi enerji dengemizi bozacak şekilde her yerde besinin kendisi ya da onun reklamını yapan yerlerle karşılaşmamızı sağlıyor. Bu da daha fazla yememize sebep oluyor. Obezite neredeyse kaçınılmaz oluyor.
 FAST FOOD ALIŞKANLIĞINIZI BIRAKIN
Yağ-şeker oranı yüksek, dolayısıyla enerji yoğunluğu yüksek besinler kilo alımını hızlandırdığı gibi porsiyon miktarının artmasına da sebep olur. Gazlı içeceklerden uzak durulması gerekiyor. Meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmeli. Fast food tarzı beslenme küçük yaşlara kadar indiği için sorun aslında küçük yaşlarda başlıyor. Türk mutfağındaki menü örnekleri sağlıklı beslenmek için daha uygun.
KARNINIZ AÇKEN ALIŞVERİŞ YAPMAYIN
Öğün atlama, özellikle kahvaltı öğününü atlama ile obezite arasındaki büyük bir bağ var. Özellikle açken alışverişe çıkılmaması gerekiyor.  Alışverişlerde etiket okuma alışkanlığı edinilmeli. Besinin enerji , yağ değeri, besin ögeleri incelenmeli. Yemeğe başlamadan önce bir bardak su içilmesi de diğer önerilerin arasında. Yemek tabağının küçük, salata tabağının büyük tutulması gerekiyor. Önemli olan obezitenin önlenebilmesi. Ancak kilo kaybetmek kadar, kaybedilen kiloların korunması da önemli.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Obezite, depresyon ve sigara bağımlılığının nedeni Neandertaller çıktı

Kilo veremiyor veya sigarayı bırakamıyor musunuz? Artık Neandertalleri suçlayabilirsiniz.

Nikotin bağımlığı ve depresyon, obezite ve kalp krizi riski, hatta ellerimizdeki nasırlar için bile antik DNA’larımıza kadar geri gidildi. Neandertallerdan ve erken insan dönemindeki kuzenleri Denisovanlardan DNA’lar, Avrupa’daki insanların %1-6′sı, Asya’da ise bunun çok daha fazlasını taşımak kaydıyla insanlara miras kaldı. Doğu Asyadaki insanlarda ise Avrupalılardan daha fazla bir oranda, %15-30 oranında tarih öncesi çağda yaşayan erken insanların DNA’larını taşıyorlar.

DailyMail’de yer alan habere göre, Araştırmacılar ilk olarak 2010 yılında insanların içinde gizlenmiş bu arkaik insan genlerini tespit ettiler, fonksiyonları ise günümüzde çözülmeye devam ediyor. Vanderbilt Üniversitesinden Dr. John Capra
“Araştırmalardan en çarpıcısı, 50.000 yıl önce yaşayan Neandertallerle atalarımızın çiftleşerek melezleşmesinin günümüzdeki yaşayan insanlara kalıntılarını bırakmasıdır.” diyor

BİR ZAMANLAR AVANTAJDI, ŞİMDİ İSE RİSK
Dr. Capra, 28.000 insanın sağlık verilerinden elde ettiği bilgilerle genlerini karşılaştırıp antik DNA’ların izini araştırdı. Neandertallerden bugüne bugüne nesilden nesile aktarılmış genleri ayrıştırdığında, nikotin bağımlılığı, obezite risklerini taşıyan bir dizi güçlü bağlantının olduğunu keşfetti. En önemli bulgularından biri de Neandertal DNA’nın olağanüstü hızlı bir şekilde kanı pıhtılaştırmasına sebep olması oldu.

On binlerce yıl önce, yaralardan kaynaklı hızlı kan kaybının önlenmesi, enfeksiyonlardan kaçınmak için hızlı kan pıhtılaştırması onlara evrimsel bir avantaj sağlamış gözüküyor. Günümüzde ise gereğinden fazla yapışkan kanın fazlalaşması, kalp krizi ve felç olasılığını arttırıyor.

BİR ÇOK HASTALIĞIN KÖKENİNİ TAŞIYOR
Neandertal DNA’sı ek olarak depresyonla da ilişkilendiriliyor. Hatta idrar tutamama ve mesane enfeksiyonlarının da nedeni yine antik DNA’lardan kaynaklandığı belirtiliyor. Science dergisinde yayımlanan Dr.Capra’nın analizi, modern rahatsızlıkların kökleri hakkında çok fazla bilgi ve tedavi yöntemi geliştirme yolu açacak. Çığır açan çalışmada Neandertal kökenli olduğuna dair güçlü kanıtlara ulaştıkları aktinik keratoz adı verilen cilt hastalığı, bağımlılık, beslenme bozukluğu, depresyon, idrar sistemleri bozuklukları, Hiperkoagülasyon adı verilen aşırı kan pıhtılaşması hastalıkları listeleniyor.

50.000 yıl önce modern insanın Afrika’yı terkettiği ve Avrupa ve Asya’daki Neandertallerle melezleştiği düşünülüyor. 30 bin yıl önce Neandertallerin soyunun yeni gelenlerin üstün zekası nedeniyle tükendiği biliniyor.

Daha önce Max Plack Enstitüsü’nden bilim insanları, Neandertallerden miras kalan üç genetik varyasyonun günümüz insanın alerjilerinde anahtar görev üstlendiklerini bulmuştu. Sözcü

26 Aralık 2015 Cumartesi

Dünyanın en kilolu adamı hayatını kaybetti

Geçtiğimiz Ekim ayında yeni bir hayata başlamak için bıçak altına yatan 'dünyanın en kilolu adamı' Andres Moreno hayatını kaybetti.

Yaklaşık 435 kiloyken mide by-pass'ı ameliyatı olan Meksikalı Moreno'nun, dün sabah kalp krizi sonucu öldüğü belirtildi.

İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre; 38 yaşındaki Moreno'nun ölümünü, akrabaları Facebook üzerinden duyurdu.

Nefes almakta güçlük çektiği için ambulansla hastaneye götürülen Moreno'nun, yaklaşık 295 kiloya düştüğü öğrenildi.

Fazla kiloları nedeniyle yatağa bağlı yaşayan Meksikalı adam, ameliyat olduktan sonra üç yılın ardından ilk kez 2 Aralık günü yürümüştü.






2 Mart 2015 Pazartesi

Tam 362 kilo verdi

ABD'nin Teksas eyaletinde yaşayan yarım tonluk Mayra Rosales geçirdiği 11 ameliyatın ardından tam 362 kilo verdi.

34 yaşındaki Rosales vücut ağırlığının yüzde 80'ine yakınını kaybederek yeniden hayata tutundu.

Dört yıldır kilo vermek için çaba sarfeden genç kadın şimdilerde 90 kilo civarında. Rosales daha önce yeğenini ezerek öldrüdüğüne dair haberlerle dünya basınında yer almıştı.

O dönemde Rosales polislere yeğenini öldürdüğünü itiraf ettiğinde ağırlığı yüzünden bunun akla yakın bir şey olabileceğini sanıyordu. Ancak çocuğun gerçek ölüm nedeni tespit edildiğinde genç kadının bu suçu işlemek için fazla şişman olduğu anlaşılmış ve gerçek böylelikle ortaya çıkmıştı.

Mayra, 2008 yılının Mart ayında yaşanan olayda, iki yaşındaki yeğeni Eliseo’ya bakıcılık yaparken yanlışlıkla bebeğin üzerine yuvarlandığını ve Eliseo’nun ölümüne neden olduğunu gelen polislere itiraf etmişti.

Ancak adli tıpta yapılan incelemeler Eliseo’nun kafasına bir darbe alarak öldüğüne işaret etti ve Mayra’nın ağırlığındaki bir insanın kolunu kaldırıp böyle bir şey yapabilme ihtimali yoktu.

Bu gerçeğin ortaya çıkması üzerine Mayra da olan biteni itiraf etmek zorunda kalmıştı. Mayra bu hikayeyi, bebek ölmeden birkaç saat önce, yemeğini yemek istemeyen ve mızmızlık eden Eliseo’ya bir saç fırçasıyla defalarca vuran kardeşi Jamie’yi korumak için uydurmuştu.

Çünkü Mayra ve kocası Bernie, bu olaydan birkaç ay önce tamamen Jamie’nin yanına taşınmışlardı ve şişmanlığı nedeniyle kendine bakamayan Mayra’yla Jamie ilgilenmeye başlamıştı. Bunun karşılığında Jamie de evde olmadığı zamanlarda dört çocuğunu Mayra’ya emanet ediyordu.

Çocuğun öldüğü gün de aynı şey oldu. Jamie evden çıkıp çocukları Mayra’yla bıraktı. Annesinin kafasına saç fırçasıyla vurduğu minik bebek bir süre sonra nefes alamamaya başladı. Mayra ambulans çağırdı. Bebek hemen hastaneye götürüldü. Bir süre sonra Jamie hastaneden arayarak Mayra’ya, “Eliseo’ya zarar verenin kim olduğunu söyleyene kadar bebeğimi görmeme izin vermiyorlar” dedi ve kardeşinden kendisi için yalan söylemesini istedi.

Mayra kardeşine yardım etmek ve sosyal hizmetlerin diğer çocukları alıp götürmesini önlemek için yalan söylemeyi kabul etti ve bebeği yanlışlıkla ezdiğini söyledi. Kısa bir süre sonra gözaltına alınan Mayra cinayetle suçlandı. Medyada genç kadınla ilgili bir karalama kampanyası başlatıldı.

Öte yandan Mayra’nın ifade verebilmesi için yeterince büyük bir mahkeme salonu bulunması, genç kadının kaldığı evin duvarları yıkılarak dışarı çıkarılması gerekti. Mayra nihayet ifade verdikten ve gerçeği açıkladıktan sonra Jamie’nin kaçmasıyla genç kadın idam cezası ihtimaliyle karşı karşıya kaldı.

Ancak birkaç ay sonra Jamie Teksas’a dönerek yargı karşısına çıktı ve suçunu itiraf etti. Mayra temize çıksa da yaşadığı stres, sağlığının bozulmasına neden oldu.

O günden sonra hastanede sürekli doktor tedavisi altında olan Mayra yavaş yavaş kilo verdi. (hürriyet.com.tr)


27 Şubat 2015 Cuma

Obezite ameliyatından sonra vücudu bu hale geldi

Melissa Foreman, daha çocukluğunda kilo almaya başlamıştı. Ergenliğinde 'şişman' kategorisine giren genç kadın biraz daha yaşı ilerleyince "obez" oldu.


Melissa Foreman, daha çocukluğunda kilo almaya başlamıştı. Ergenliğinde 'şişman' kategorisine giren genç kadın biraz daha yaşı ilerleyince "obez" oldu.

Ardından da 152 kiloya ulaştı ve morbid obez oldu. Londra'da yaşayan Foreman, 38 yaşında ikizlerini doğurunca kilo vermek için bir şeyler yapması gerektiğine emin oldu. Kilo vermek için bıçak altına yatan genç kadın, 18 ayda 76 kiloya düştü. Ancak kabus onun için bitmemişti. Çünkü verdiği kilolar vücudundaki tüm derinin sarkmasına ve kırışmasına neden oldu.


Kiloluyken günde 5 bin kalori alan, öğlen yemeğinde iki büyük hamburger, patates kızartması ve gazlı içecek tüketen Foreman, akşam yemeğinde de benzer oranda şeyler tükettiğini söylüyor. Sarkan derisi ameliyatla alınan ve toplanan genç kadın, operasyonun ardından yeniden doğmuş gibi hissettiğini söyledi. (hürriyet.com.tr)


18 Şubat 2015 Çarşamba

Değişimin böylesi

34 yaşındaki Eva Believer 7 ayda 44 vererek çevresindekileri şaşırttı...

İşte genç kadının o değişimi...