23 Nisan 2016 Cumartesi

Selanik günlerinden vasiyetine: Fikrimizin rehberi

Erol Mütercimler’in ilk basımı 2008’de yapılan ‘Fikrimizin Rehberi: Gazi Mustafa Kemal’ kitabında, yazarın deyimiyle “Yalnızca bir liderin, bir devlet adamının bir devrimcinin yaşam öyküsü değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş öyküsü” var.


Yazar ve emekli binbaşı Erol Mütercimler, 25 yıllık emeğinin ürünü ‘Fikrimizin Rehberi’ kitabında büyük kurtarıcının yaşamına ilişkin detaylar veriyor. Mütercimler, 1250 sayfalık kitabının girişinde eserini şöyle anlatıyor: “Öncelikle kaynakçam anılar. Çünkü birinci elden kaynaklardı. İkincisi Atatürk’ün Söylev ve demeçleri ile telgraf ve tamimleri temel kaynaklarımdır. Bir Türk olarak, hem de gururla göğsümü kabartıp Kemalist olduğumu yıllar boyunca, inadına haykıran laik Cumhuriyet’in bir öğretmeni olarak bu biyografiyi kaleme almış olmaktan, okuyucumla buluşturmaktan onur duyuyorum. Bu kitapta yaşam öyküsünü anlattığım ‘aktör’ benim Gazi Mustafa Kemal’im. Umarım kitabı okuduktan sonra, her okuyucum ‘Ben de yazsaydım, böyle yazardım’ der.” 21 bölümden oluşan kitap Atatürk’ün Selanik günleriyle başlıyor, vasiyetiyle bitiyor.

Büyük Millet Meclisi açılıyor

Dönemin Ankara’sı güzel ve ümit dolu bir kent olarak Türk milletinin ‘Kızıl Elma’sıydı. Ankara meclisi İstanbul meclisinin devamıdır. İstanbul’un ‘16 Mart’ işgali sonrasında Mustafa Kemal için en önemlisi, olağanüstü yetkili bir meclisin Ankara’da toplanmasını sağlamaktı. Ona göre adı ‘Kurucu Meclis’ olmalıydı. Açılış törenine katılan 115 milletvekilinin her birinin geldikleri toplumsal tabaka, dünya görüşleri farklıydı. İsmet İnönü anılarında türlü isimler üzerinde durulduğunu ve meclisin adının ne olacağına uzun tartışmalardan sonra karar verebildiklerini söyler.


Üç kadın arasında sıkışıp kalmak

“Mustafa Kemal’in hayatında üç kadının derin izler bıraktığı görülmektedir. Birincisi annesi Zübeyde Hanım’dır, ikincisi Fikriye, üçüncüsü de Latife’dir. Kız kardeşini de buraya eklemek gerekir mi gerekmez mi doğrusu pek ikircimli bir durumdur. Latife ile evlendikten sonra, Makbule’nin Çankaya’da hiç adının geçmeyişi de çok anlamlıdır. Fikriye’nin Ankara’da yaşadığı süreçte de İstanbul’da birlikte yaşadıkları dönemde de yıldızları hiç barışmamıştır.”

Bir subay doğuyor

“1899 yılının Mart ayı ortalarına kadar Selanik’te tatilini geçiren Mustafa Kemal, Pangaltı’daki Harbiye Mektebi’nde yüksek öğrenimine devam etmek için vapura biner ve İstanbul’a hareket eder. Böylece bütün çocukluğunun geçtiği Makedonya’dan ilk kez ayrılır. İmparatorluğun başkentine adım atan genç, bir askeri deha olarak askeri tarihte yer alacağını o günlerde kendisi de henüz bilemezdi. Subay olarak apolet takacağı güne kadar öğrenim göreceği okul, Avrupa’daki askeri sistem reformlarından etkilenerek yapılandırılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder