22 Aralık 2014 Pazartesi

İşe alımda 5 faktör

İşe alımda adayların işin gerektirdiği kişilik özelliklerine ne ölçüde sahip olduğunun tanımlanması; hem aday hem de iş veren için önemli.



Milliyet'in haberine göre; Kişilik envanterleri de, adayların başvurduğu pozisyonun gerektirdiği yetkinliklere ne ölçüde sahip olduğunu, bu yetkinlikleri oluşturan alt davranışları ne sıklıkla sergilediğini gösteriyor. İnsan Kaynakları Danışmanlık firması Hugent, adayın kişilik özelliklerinin iş performansına olan etkilerini ‘5 faktör’de ortaya koyuyor.

İşe alım süreçlerinden biri olan kişilik envanterleri, adayların başvurduğu pozisyonun gerektirdiği yetkinliklere ne ölçüde sahip olduğunu, bu yetkinlikleri oluşturan alt davranışları ne sıklıkla sergilediğini anlamaya yardımcı oluyor. Hugent, yetkinlik kavramının bileşenlerinden biri olan kişilik özelliklerinin bu uygulamayla ortaya çıktığını, bunun yanında bu uygulamanın hem adaylar hem de iş veren için oldukça yararlı bir kaynak olduğunun altını çiziyor.

Kişilik Envanterleri Adayların Yetkinliklerini Belirliyor
İşe alım süreçlerinde kişilik envanterleri yapılabilmesi için kurumun hem kendi kültürünü hem de adaydan neler beklediğini net bir şekilde belirlemesi büyük önem taşıyor. İşe alımda kullanılan test ve envanterlerin doğru ve amacına uygun kullanıldığında olumlu sonuçlar verdiğini belirten Hugent İK Firması İşe Geliştirme Direktörü Özlem Veryeri Taşkaya;“ Kişilik envanteri, adayın performansına ilişkin tahmini güçlendirmesi anlamında hem işvereni olası maddi ve manevi yük yaratan problemlerden kurtarırken, adayın da gerçekten yüksek performans gösterebileceği ve mutlu olacağı bir işte çalışmasına imkân veriyor. Firmalar açısından bakıldığında, pozisyonun gereklerine ve kurum kültürüne en uygun adayın seçimi, performans düşüklüğü veya işe alım sürecinin tekrarlanması gibi riskleri azaltıyor.  Böylece maliyetlerin kontrolü ve kaynakların verimli kullanımı anlamında yarar sağlıyor. Adaylar açısından bakıldığında, potansiyellerini hayata geçirebilecekleri uygun bir iş alanında yüksek motivasyonla çalışma şansı bulabilmeleri mümkün oluyor. Dolayısıyla, kişilik özelliklerinin kullanımı hem işe alım, hem de terfilerde her iki taraf için olumlu sonuçlar doğuran bir yöntem olarak görülebilir.“ diyor.

Bu noktada kişilik özelliklerinin iş performansına olan etkilerini ‘beş faktör’ kişilik özellikleri çerçevesinde değerlendirildiğini belirten Özlem Veryeri Taşkaya konuyla ilgili şu açıklamaları yapıyor: ‘Beş faktör’ özelliklerinden ‘uzlaşmacılık’; işbirliği, cana yakınlık, uyum ve güvenilir olmayı temsil ederken ’duygusal denge’ kaygıdan, kin duygularından, kişisel güven eksikliğinden ve depresyondan uzak olma durumunu tanımlar. ‘Sorumluluk bilinci’ ise, mesuliyet duygusu, başarma azmi ve planlı çalışma unsurlarını içerir. ‘Dışa dönüklük’; sosyal olma, baskınlık, hırs, pozitif ruh hali ve heyecan arama eğilimini açıklar. Son olarak, ‘deneyime açıklık’ ise; entelektüel eğilimi, yaratıcılığı, geleneksel ve alışılmış olanın dışına çıkmayı ve geniş bakış açısını ifade eder. Araştırmalardan elde edilen sonuçlar,’sorumluluk bilinci’ güçlü olan kişilerin, yüksek iş performansı gösterme olasılıklarının daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. ‘Duygusal denge’ ve iş performansı arasında da güçlü bir ilişki olduğu düşünülüyor. Ancak, bu ilişki, sorumluluk bilinci ve performans arasındaki ilişki kadar güçlü değil. ‘Dışa dönüklük’, ‘deneyime açıklık’ ve ‘uzlaşmacılık’ ise performansla doğrudan ilişkili değil. Yine de belirli sektörler ve iş alanlarında, farklı faktör ve beklentilerin de etkisiyle bu kişilik özellikleri performans için belirleyici olabilir. Örneğin, ‘uzlaşmacılık’ davranışı hizmet sektörü ve takım çalışmasına olan yatkınlığı belirleyebilir. Satış ve pazarlama gibi işlerde ise, bugün hemen herkesin üzerinde fikir birliği sağlayacağı gibi ‘dışa dönüklük’, iş performansını belirleyen önemli bir unsur olabilir.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder