31 Ekim 2014 Cuma

Hadise "İnsanlar çok acımasız"

Televizyon ekranında sıkça görmeye alışkın olduğumuz kişileri yakından tanıdığımızı düşünürüz. Ama bu bir yanılsama olabilir... Hayatında yeni bir sayfa açan Hadise’yle ilgili de bildiklerinizi unutun. Ünlü şarkıcı, hayatının en verimli yaşlarını nasıl geçirdiğini InStyle’a anlattı.

Yaz bitti ve kış aylarında yoğun bir çalışma dönemi seni bekliyor. Tatil yapabildin mi?
- Çok çalıştığım bir dönemin ardından tatile çıkabildim, önce Belçika’ya gittim. Bir müzik programına katıldım ve çok eğlendim.

Nasıl bir programdı?
- Karşılıklı iki müzisyen grubun, ekranda beliren fotoğraftan şarkıları tahmin etmeye çalıştığı ve sonrasında piyanist eşliğinde seslendirdiği bir yarışmaydı. Programın içeriği mesleğimle ilgili olduğundan, katılmaktan mutluluk duydum.

Peki, Belçika’nın ardından rotanı nereye çevirdin?
- Amsterdam’a gittim, çok güzeldi. İki ay boyunca çok çalışmıştım, rahat rahat yürüyüş yapmaya ve gezmeye vakit bulamamıştım. Amsterdam’da şansımıza hava çok güzeldi, bol bol bisiklete bindik, bot turlarına katıldık. Kız kardeşlerimle müze gezmeyi çok severiz, Anne Frank Müzesi’ni de ziyaret ettim ve çok etkilendim. Üzerine uzun uzun düşündüm...



16 yaşında Yahudi soykırımında hayatını kaybeden Anne Frank’ın hayatı gerçekten çok hüzünlü...
- Evet, çok üzücü. Öncesinde kitabını okumuştum, müzeyi de görmek istedim.

En son okuduğun kitap “Anne Frank’ın Hatıra Defteri” mi?
- Evet. Aslında hepimizin bildiği bir hikaye. Herkes bir şekilde Anne Frank’ı biliyor ama günlüğünü okumak başka bir şey. Anlamak için okumak gerekiyor ve okuduğumda çok etkilendim. Şimdi Amsterdam’da günlüklerinden yola çıkarak bir tiyatro oyunu sahnelenmeye başlamış. İlk tatil fırsatımda gidip izlemeyi çok istiyorum.

Hem dinlenerek, hem düşünerek hem de yenilenerek geçen tatilin ardından hızla ekrana ve projelerine döndün. Ama tüm bunların öncesinde yaz aylarında “Nerdesin Aşkım” albümün çok konuşuldu...
- “Nerdesin Aşkım” albümüm yaz başında çıkmıştı ve çok başarılı oldu. Üç yıldır albüm çıkarmıyordum. Sadece hayranlarımı üzmemek için birkaç single çıkarmıştım. Bunun yapımcılığını ablamla üstlendik ve Pasaj Müzik’le beraber çıkardık. Çok farklı bir tecrübeydi. Sonuçta ben müzisyenim ve işin business tarafına ilk kez geçtim.

Neler öğrendin?
- Öncelikle kendinle ilgili çok şey öğreniyorsun. Mesela; susmayı, dinlemeyi, neler istediğini doğrudan söylemeyi ve “Şunu söylersem kalbi kırılır” dememeyi... Herkes düzgün çalışmak, üretmek zorunda diyorsun. Aslında iş yapmaya gerçek anlamda başlıyorsun, büyümen gerekiyor. Beni de bu anlamda, sanatçı olarak büyüttü.

GÜÇLÜ BİR GENÇ KADIN OLSAM DA DUYGUSALIM

22 Ekim’de 29’uncu yaşını kutladın. İnsanların her 10 yılda bir değiştiğini ve yenilendiğini söyleyen bilim insanlarının tezini doğrular bir profil çiziyorsun.
- Hayatının üçüncü 10 yılına başlarken yeni tecrübeler biriktiriyorsun. Bu gerçekten bambaşka bir hismiş. “Nerdesin Aşkım’ın videosu ilk kez bir müzik kanalında yayınlandığında annem yanımdaydı. Birbirimize sarılıp ağlamaya başladık. Çok duygusal bir andı. Oysa bugüne kadar onlarca klip çektim ve televizyonlarda videolarımın dönmesine alışkınım. Ama güçlü bir genç kadın olsam da aslında duygusalımdır. Yaptığım işin başarılı olması beni çok etkiliyor.

Sanatçıların üretmek için kendilerine has meditasyon veya rahatlama metotları olabiliyor. Sen neler yaparsın?
- Duygularını yüksek yaşayan biriyim ve geceleri hemen uyumam. Evimde çok mum vardır, onları yakıp beni rahatlatacak müzikler dinlerim. Bazen de penceremden İstanbul’u izlerim kendi kendime.

Pencerenin gerisindeki hayata bakarken hayal kurar mısın?
- Çok hayal kurarım ama illa çok büyük şeyler olması gerekmiyor. Küçücük bir şey bile olabilir. Mesela önümüzdeki hafta ailemle bir araya geldiğimde neler yaparız diye düşünürüm. Çünkü son iki aylık ajandamı görseydin, küçük şeylerin insan hayatında daha önemli olduğuyla ilgili hislerime hak verirdin. İnsan her zaman farkında oluyor ama bazı anlar var ki ailenin kıymeti daha da artırıyor. Benim için tam da böyle bir yıl oldu.

BENİ KORUYAN ASKERLERİM VAR

Bazen insanın içinden üretmek gelmez ama piyasa sürekli yeni bir şey yapman için arkandan ittirir. Bu nasıl bir duygu?
- Kendini bu duygudan korumak istiyorsan sosyal medyadan biraz uzak duracaksın, yazılanları görmeyeceksin. Tabii benim de sosyal medya hesaplarım var ama kendim girip bakmıyorum, ablam yönetiyor. Çünkü sosyal medyada insanlar çok kırıcı olabiliyor, onları görmek istemiyorum. Tanımadığım bir insanın saçma sapan bir cümlesiyle günümü mahvetmek istemiyorum. Kendimi bu şekilde koruyorum. Evet, tecrübeliyim ama sonuçta ben de bir insanım ve yenik düştüğüm anlar oluyor. Tam o anda tanımadığın bir insanın bir cümlesi seni dağıtabiliyor. Bence insanlar çok acımasız. Önceden böyle değildi, şimdi ise herkes saldırmayı seviyor. Kimse bir sanatçıyı sevmeye mecbur değil ama hakaret de edemezsin.

Hayran olunmak nasıl bir şey?
- Çok ilginç ve süper bir şey. Bir de benim fan’lar müthiş, ne desem bilemiyorum. İnanılmazlar. Birisi bir sahte hesap mı açtı sosyal medyada; kapatmak için hücum ediyorlar oraya ve bunu başarıyorlar. Yani kendi askerlerim var, öyle hissediyorum. Arkamda beni koruyan, benimle bu yolda yürüyen insanlar onlar.



Hep güzel olmak, mutlu ve iyi görünmek zorundasın. Kısaca ideal kadın olmak zorundasın. Zor değil mi bu?
- Hem de çok zor. Bir de maalesef bizim ülkemizde kadınların üzerine erkeklerden daha çok gidiliyor. Eylül ayında en çok konuşulan 10 isim arasında ben de vardım. Ülkemiz magazini çok sevdiği için bir sanatçı olarak çok dikkatli davranmamız lazım.

EGO YARIŞINDA DEĞİLİZ BİZ
Biraz “O Ses Türkiye”yi konuşalım. Çok eğleniyorsunuz gibi gözüküyor, gerçekten eğleniyor musunuz?
- Gerçekten eğleniyoruz. Benim artık dördüncü yılım ve bu kadar eğlence beklemiyordum. Mazhar ve Özkan abi yıllardır saygı duyduğumuz, çok başarılı büyüklerimiz. Onlarla kapışmak, savaşmak çok eğlenceli oluyor. Orada egolar yarışmıyor çünkü... Herkes istediğini konuşabiliyor, kasmıyoruz.

Starların isimsiz yarışmacılar için mücadele vermesi ilginç...
- Evet, çok ilginç değil mi? (Gülüyor) Mesela Ebru başlarda “Nasıl yalvaracağım ben?” diyordu.

Programa veya sahneye çıkmadan önce yaptığın gizli uğurların var mı?
- Dualarım var. Her zaman bir yere çıkmadan önce dua okurum. Her zaman...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder