28 Ocak 2016 Perşembe

Üniversitelerin hangi bölümlerini bitirenler daha çok işsiz kalıyor?

İşsizlik sorun olmaya devam ediyor. Ama üniversite mezunları için daha büyük bir sorun. Peki hangi bölümleri bitirenler daha çok işsiz kalıyor?


Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, bugünkü köşe yazısında “Üniversitelerin hangi bölümlerini bitirenler daha çok işsiz kalıyor” sorusuna yanıt aradı. Aktaş’ın yazısı şöyle;

Türkiye’nin en önemli ekonomik sorunlarının başında işsizlik geliyor. İşsizlik oranımız yüzde 10 dolayında kemikleşmiş, bir türlü aşağı çekemiyoruz. Üstelik, işgücüne katılma oranımız yüzde 50 dolayında seyrettiği halde işsizlik oranımız böylesine yüksek. Hani bir de çalışmak isteyenimiz fazla olsa, insanlar evde oturmayı tercih etmek yerine çalışmak isteseler ve işgücü piyasasına girseler, işgücüne katılma oranı Batı ülkelerindeki düzeylere çıksa, işsizlik oranımız belki de yüzde 20′lerin üstüne fırlayacak.

Bu koşullarda bile işsizlik sorun. İşsizlik herkes için sorun ama en çok üniversite mezunları için sorun. Özellikle üniversite mezunu kadınlar yoğun bir işsizlik yaşıyor ve biz de bu durumu her ay verilerle ortaya koymaya çalışıyoruz.

Peki üniversitelerin hangi bölümlerini bitirenler iş bulmakta daha çok zorluk çekiyor, bugün de bu sorunun yanıtını arayacağız.

Bölümlere göre işsizliği ortaya koyan verilerin 2014 yılına ait olduğunu belirtelim. Mutlak değerde değişiklik olmuştur elbette ama işsizlik oranına ilişkin eğilimde belirgin bir değişiklik olduğunu sanmıyoruz. İşsizlik oranı büyümüştür, ama bölümlerin eğiliminde önemli bir değişiklik olmamıştır.

2014 yılı verilerine göre, üniversite mezunlarındaki işsizlik oranı yüzde 10.6 düzeyinde. Söz konusu yıl itibariyle 606 bin işsiz var. Üniversite mezunlarında işgücüne katılma oranı da yüzde 79.2 ile oldukça yüksek bir düzeyde seyrediyor.

HANGİ BÖLÜM MEZUNLARI ŞANSSIZ?

TÜİK verilerine göre, 2014 yılı itibariyle işsizlik oranının en fazla olduğu alan gazetecilik ve enformasyon. Bu bölümde mezun sayısı da az, çalışan da, işsiz de. 24 bin işgücünün 17 bini istihdam edilebiliyor, 7 bin de işsiz var ve işsizlik oranı yüzde 29 düzeyinde. Gazetecilik ve enformasyon başlığında “gazetecilik ve habercilik” ile “kütüphane, enformasyon ve arşiv” bölümlerinin bulunduğunu belirtelim.

İşsizlik oranında ikinci sırada üniversitelerin bilgisayar bölümlerinden mezun olanlar yer alıyor. Bilgisayar bölümleri mezunlarındaki işsizlik oranı yüzde 16.6 düzeyinde. Sanatla ilgili eğitim alanların da yüzde 16.3′ü işsiz geziyor.

GÜVENLİK BÖLÜMÜNDE İŞ ADETA HAZIR

İşsizlik oranının en düşük olduğu alan ise güvenlik hizmetleri. Güvenlik hizmetleri alanında işsizlik oranı yalnızca yüzde 2.5 düzeyinde. Can ve mal güvenliği, iş sağlığı güvenliği ve silahlı kuvvetler ve savunma bu kapsamda değerlendiriliyor.

İşsizlik oranı üniversitelerin sağlıkla ilgili bölümlerini bitirenlerde yüzde 3.2, veterinerlik bölümünü bitirenlerde ise yüzde 7.3 düzeyinde bulunuyor.

Öğretmen eğitimi ve eğitim bilimleri bölümü mezunlarında düşük sayılabilecek bir işsizlik oranı söz konusu. Bu bölümlerden mezun olanlardaki işsizlik oranı yüzde 7.4 düzeyinde. Söz konusu bölümler için işgücü 786 bin, istihdam 728 bin, işsiz ise 58 bin olarak belirtiliyor.

Öğretmenlerin atanamayınca nasıl başka alanlarda iş aramak durumunda kaldıkları bir gerçek. Güneydoğu’da şehit düşen polislerin bir kısmının aslında öğretmen olduklarını biliyoruz. Bilgisayar ya da başka bir bölüm öğretmenliği okuyup yıllarca ataması yapılmadığı için polisliğe başvurmak durumunda kalan ve Güneydoğu’da şehit düşenlerin haberleri geliyor. Ve ne acıdır ki, “özel harekat polisi” diye adlandırılan bu polislerin aslında kiminin öğretmen, kiminin başka bölüm mezunları olduklarını öğreniyoruz. Sanıyorduk ki “özel harekat polisi” bu tür çatışmalar için özel bir donanıma sahip şekilde yetiştirilen polislerdir. Biz öğretmenlerimizi “özel harekat polisi” yapıyormuşuz meğer…

Öğretmen atamalarına ilişkin kura çekimlerinde, sevinç ya da üzüntüden dökülen gözyaşlarına bakıyoruz, sonra bu alandaki işsizlik oranının yalnızca yüzde 7.4 olduğuna, bir uyumsuzluk var gibi.

Aslında sorunumuz çok daha derin. Bir sihirli değnekle yarın üniversite mezunlarının tümüne iş bulsak ne olacak ki… Her yıl üniversitelere iş bulamayacağını bile bile binlerce öğrenci alıyoruz ya da başka bir ifadeyle her yıl binlerce öğrenci iş bulma şanslarının çok düşük olduğunu bile bile bazı bölümlere kaydoluyor. Kendi alanımızdan, medyadan örnek verelim. Türkiye’de 50′ye yakın iletişim fakültesi var ve bu fakülteler her yıl 50 mezun verse, toplam 2 bin 500 mezun iş arayacak demektir. Türk medyasında bu kadar kişiye iş yaratacak bir büyüme söz konusu mu, elbette değil.

Durumumuz, tam bir dostlar alışverişte görsün durumu. Bir tarafta iş bulamayacağı ta baştan belli olanlar, diğer tarafta sanayinin ara eleman ihtiyacını karşılamakta zorluk çektiği gerçeği. Ara ve teknik eleman yetiştiremeyen, eleman ihtiyacına göre bir eğitim sistemi oluşturamayan bir Türkiye…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder